
Hepimiz hayatımızın bir noktasında sıkışmış, çaresiz veya yalnız hissederiz. Ama tam da en çok yardıma ihtiyacımız olduğu anlarda sessizleşiriz. Neden?
İşte, bu sessizliğin ardındaki 7 şaşırtıcı neden:
1. Zayıf Görünmekten Korkuyoruz
"Herkes beni güçlü sanıyor. Ama bazen o kadar yorgun hissediyorum ki… Yine de kimseye anlatamıyorum."
Toplum, güçlü ve bağımsız olmayı över. Çocukluktan itibaren "Ağlama", "Güçlü ol", "Dertlerini içine at" gibi sözlerle büyütülürüz. Bu yüzden, yardım istemek yerine susmayı öğreniriz. Oysa gerçek güç, bazen yardım isteme cesaretinde gizlidir.
2. Kimseye Yük Olmak İstemiyoruz
"Onların da yeterince derdi var. Bir de benimkini eklemeye ne hakkım var?"
Bazen sevdiklerimizin zaten kendi sorunları olduğunu düşündüğümüz için onlara yük olmak istemeyiz. Ama unutulan bir şey var: Paylaşılan dertler azalır. İnsanlar genellikle yardım etmek ister, fakat sıkıntımızı bilmezlerse bunu yapamazlar.
3. Sorunumuzu Kabullenmekte Zorlanıyoruz
"Borçlarımı görmezden geliyorum, sanki ortadan kaybolacaklar. Ama her gün yeni bir fatura geliyor."
Bir problemi dile getirmek, onun gerçek olduğunu kabul etmek demektir. "Sorunumdan bahsetmezsem belki de yok olur" diye düşünürüz. Ama gerçekler, yok sayınca kaybolmaz. Aksine, büyür.
4. "Başkaları Daha Kötü Durumda" Düşüncesi
"Savaşlar var, insanlar açlık çekiyor. Benim sıkıntılarım onların yanında önemsiz. Ama yine de boğuluyorum."
Kendi sorunlarımızı küçümsemek için, başkalarının daha büyük acılar yaşadığını kendimize hatırlatırız. "Benim yaşadıklarım onlarınkine kıyasla hiçbir şey." Ancak bu, bizim hissettiklerimizi geçersiz kılmaz. Başkalarının dertleri, bizimkini daha az önemli yapmaz.
5. Başkalarının Bizi Anlamayacağını Düşünüyoruz
"Kendimi anlatmaya çalışıyorum ama kimse benim gibi hissetmiyor gibi geliyor."
Sorunlarımızın çok özel veya karmaşık olduğunu düşündüğümüzde, kimsenin bizi anlayamayacağına inanırız. Oysa paylaştıkça, hiç beklemediğimiz insanlarla ortak noktalar bulabiliriz.
6. Yanlış Tavsiye Almaktan Korkuyoruz
"Bir kere dertleştim, ‘Herkesin borcu var, büyütme’ dediler. O yüzden sustum."
Bazen çevremizdekiler iyi niyetli olsa da, yanlış yönlendirmeleri veya yargılayıcı sözleri bizi daha kötü hissettirebilir. Bu yüzden, yardım istemek yerine susmayı tercih ederiz. Önemli olan, doğru insanları seçmektir.
7. "Nasıl Olsa Geçecek" Aldatmacası
"Sadece biraz daha dayanmalıyım. Belki birkaç ay sonra her şey düzelir. Ama o birkaç ay hiç bitmiyor."
Bazı sorunlar zamanla düzelebilir. Ama her şey kendiliğinden geçmez. "Bekleyeyim, geçer" diyerek aslında sessiz çöküşümüze zemin hazırlarız.
Sessizlik Çözüm Değil, Kapanmaz Bir Döngüdür
Sessiz kalmak, sorunlarımızı çözmez. Aksine, içsel baskıyı artırarak bizi yalnızlaştırır. Belki de en büyük yanılgımız, insanların bizi yargılayacağını düşünmektir. Oysa gerçek şu ki:
- Duygularımız geçerlidir.
- Zayıf değiliz, sadece insanız.
- Paylaşmak yük değil, hafiflemektir.
Bazen en zor şey, ilk kelimeyi söylemektir. Ama o ilk kelime, sessizliği kırmanın anahtarıdır.
Siz bu döngüyü kırmayı nasıl başarıyorsunuz?